Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Semra MUTLUSAN YILMAZ
Semra MUTLUSAN YILMAZ

EĞİTİM KURUMLARINDA GÜVENLİK : PEDAGOJİ Mİ PAZAR MI ?

 

Toplum olarak değerlerimizi ne ölçüde aşındırdığımızı sorgulamamız gereken bir dönemin içindeyiz. Özellikle söz konusu olan, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız olduğunda; fırsatçılığın bu denli hızlı ve pervasız biçimde devreye girmesi, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir ahlaki ve toplumsal meseledir.

Kahramanmaraş’ta yaşanan ve toplumun her kesimini derinden sarsan elim hadisenin ardından beklenen; olayın sosyolojik, bilimsel ve pedagojik boyutlarıyla ele alınmasıydı. Ancak üzülerek gözlemlenmektedir ki, daha olayın sıcaklığı geçmeden bazı çevreler tarafından bu trajedi bir “pazarlama fırsatına” dönüştürülmüştür. Güvenlik sistemleri, dedektörler ve benzeri ekipmanlar; “okul güvenliği” başlığı altında yoğun reklam kampanyalarıyla velilere sunulmaya başlanmıştır.

Bu yaklaşım, acının anlaşılmasını ve olayın gerçek nedenlerinin araştırılmasını ikinci plana itmekte; velilerin zihnini bulandırarak onları okullar üzerinde baskı kurmaya yönlendirmektedir. Böylece mesele, çocuk eğitimi ve sağlıklı gelişim zemininden koparılıp, ticari bir güvenlik pazarının nesnesi hâline getirilmektedir. Bu durum, hem pedagojik hem de etik açıdan son derece sorunludur.

Elbette ki böylesi olayların ardından yapılması gereken; başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili uzmanların konuyu çok yönlü biçimde incelemesidir. Olayın merkezindeki çocuğun davranışlarını etkileyen aile yapısı, sosyal çevresi ve psikolojik durumu derinlemesine analiz edilmeden yapılacak her yorum, eksik ve yanıltıcı olacaktır. Bu nedenle, bilimsel veriye dayanmayan genellemelerden özellikle kaçınılmalıdır.

Kahramanmaraşta yaşanan olayla ilgili Elde edilen sınırlı bilgiler, çocuğun aile içi ilişkilerinde sorunlar yaşadığını ve okul yönetimi ile rehberlik birimlerinin bu duruma yönelik özel önlemler geliştirdiğini göstermektedir. Bu da aslında eğitim kurumlarının kendi iç dinamiklerinin çalıştığını ortaya koymaktadır. Ancak bazı durumlarda idari kadrolardaki değişimler veya geçiş süreçleri, bu tür hassas dengelerde boşluklar doğurabilmekte; bu boşluklar ise istenmeyen sonuçlara zemin hazırlayabilmektedir.

Çözüm, eğitim kurumlarının doğasına uygun olmalıdır. Okulların birer “yüksek güvenlikli alan” ya da “operasyon merkezi” gibi tasarlanması; öğrencilerin her sabah dedektörlerden geçirilerek okula alınması, pedagojik açıdan ciddi sakıncalar doğurur. Bu tür uygulamalar, çocukta sürekli bir suç algısı oluşturabilir ve eğitim ortamının güven ve aidiyet duygusunu zedeleyebilir.

Yaşanan bu olay bir kez daha göstermiştir ki, temel mesele okul-veli iş birliğidir. Veli iş birliği; okul yönetimine müdahale etmek ya da kuralları dayatmak anlamına gelmez. Aksine, eğitim otoritelerinin belirlediği çerçevede, karşılıklı güven temelinde çocukların sağlıklı gelişimini desteklemektir.

Ne var ki, bu hassas dengeyi göz ardı eden ve yalnızca güvenlik sistemi satmaya odaklanmış bazı firmalar, sosyal medya üzerinden yoğun paylaşımlarla velileri yönlendirmekte ve okullar üzerinde dolaylı bir baskı oluşturmaktadır. Daha da üzücü olan, bazı velilerin bu yönlendirmelere kapılarak eğitimcilerle birlikte çözüm üretmek yerine, güvenlik temelli taleplerle okullara başvurmasıdır.

Bu durum, aynı zamanda güvenlik sektörünün daralan pazar alanlarıyla da ilişkilendirilmektedir. Terör olaylarının azalmasıyla birlikte yeni satış alanları arayan bazı çevreler için bu tür trajedilerin fırsata dönüştürülmesi, toplumsal açıdan son derece endişe vericidir.

Sonuç olarak; bu tür olayların çözümü, panik refleksleriyle değil, akıl, bilim ve sorumluluk duygusuyla ele alınmalıdır. Siyasi görüşler ne olursa olsun, bu mesele temelde pedagojik ve bilimsel bir konudur. Bu nedenle toplum olarak yapılması gereken en doğru yaklaşım; Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim otoritelerine güvenmek ve çözümü onların rehberliğinde aramaktır.

Eğitim ve Okullardaki Haberleri ilk siz okuyun.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

×